|
Biliyorsun değil mi? Seni en iyi
tanıyan benim! Seni delice seven yine ben.
....; Bugün içinde ne kaynıyor ki böyle;
gözlerinden yıldızlar akıyor? Mutlu olmanı
sağlayacak bir sebep düşün ve onu bana
söyle... Duymak istiyorum. Bu herhangi birşey
olabilir. Okumayı öğrenmiş olmak... Bu mektubu
elde edebilmiş olmak... Görebiliyor,
duyabiliyor, anlayabiliyor olmak...
Sevebiliyor olmak.
Sevebildiğin için
aşığım sana. Aşk nedir sence? Bir ucu benim,
diğer ucu senin yüreğine bağlı gökkuşağı mı?..
Harikasın... Bu mükemmel bir izahtı. Ah şu an
bir de aynaların, göstermekten aciz olduğu;
"yıldızların dansını" görebilseydin kendi
gözlerinde... İnan görüyorum pırıltılarını...
İnan seviyorum sevme şeklini... Ve inan ki,
yüreğine bağlı gökkuşağının öbür ucu benim
yüreğimde. Düşünsene; neden beni "en iyi" sen
anlıyorsun? Bu anlamak; "sadece sana"
yazdığımı hissettiğin an başladı, değil mi?
Her satırım gökkuşağının bir başka renginde...
Bu renklere sımsıkı sarıl ve bil ki; sen ucunu
bırakmadığın sürece havaya savrulmayacak
gökkuşağımız!.. Sevgi dolu ol her zaman,
bugünkü gibi... Bu doluluk, sana güç verecek.
Sevgili olduğunda da problemlerle
toslaşacaksın elbette... Ama önemsemeyeceksin
onları.
Sevgi; yaralarının hemen
onarılmasına yardım eden panzehir!.. Fakat
sevginin asıl çalışma şekli, sana önüne çıkan
engelleri umursatmamak değil; başka geçiş
yollarının da olabileceğine inanç ve bu
yolları bulabilmen için enerji veriyor olması.
Bunun için bile sevmeğe değer... Ve...
Sevdiğin zaman yalnız olmadığını biliyorsun...
Bir ucu sende olan gökkuşağı yumaklarını
fırlatıyorsun uzaklara... Onlar gidip
yapışacakları yüreklerle buluşuyorlar. İşte bu
gökkuşaklarından akıyor sevgiler. Yalnızlık
bitiyor, bezginlik bitiyor. Ne yap, biliyor
musun?.. Benim yaptığımı yap... Avucuna dola
bir gökkuşağını ve gücünün yettiği uzaklığa
fırlat... Sevgiler; kendilerine akabilecek
yeni yollar bulsun!
|