Tek sevap olanı yapılmış
bir büyüyü bozmaktır. Böylece büyülü, yani
aslında acı çekmekte olan kimse bu durumdan
kurtulur. Ancak büyüyü çözmenin de kolay
olduğunu sanmamak gerekir. Bu herkesin
yapabileceği bir iş değildir. Çünkü büyü yapan
Tanrıya ortak koşmakta, yani ortak olarak başka
bir gücü göstermektedir. Bu da bağışlanmaz bir
günahtır. Büyü yapan şeytanla işbirliği
etmektedir. Şeytanın yardımıyla istediklerini
elde etmektedir. Bu arada ilginç bir şeyi de
açıklayalım: Tanrı, din kitaplarında kendi
iradesi dışında hiçbir şey yapılamayacağını
kesinlikle belirtmektedir. Hatta büyünün bile
kendi istediği zaman tutacağı açıklanmaktadır.
Yani her şey Tanrının isteğiyle olur. Bir büyüyü
çözebilmek için de rasgele çarelere başvurmak
tehlikelidir. Yine, herkes büyü çözemez. Çünkü
buna gücü yetmez.
Büyü bozabilecek
kimsenin belirli özellikleri, yetenekleri
olmalıdır. Dini iyi bilen, ruhu çok gelişmiş,
din bilgini diye adlandırabileceğimiz biri ancak
büyüyü bozabilir. Böylece o kötü etkiyi ortadan
kaldırır ve kendisi de zarar
görmez.
Böylesine yetenekli olmayan
birisi büyüyü çözmeye kalkarsa büyük zarar
görebilir. Çok ağır bir güç aldığı için
hastalanabilir, bir felaketle karşılaşabilir.
Ama bu arada herkesçe bilinen büyü ve nazarı def
eden basit usullerde vardır. Bunlar da hafif
büyüleri ve kem gözü gidermek için yeterlidir.
Ama şiddetli büyülerde bu basit usullerden sonuç
alınamaz.
| | |